4/29/2010

Rio karnavalı mı?
Hayır, Mynet’in ana sayfası

Artık Rio karnavalı görüntülerini televizyonlardan seyretmekten sıkıldınız mı?

İşte size aradığınız fırsat. Hatta Rio’ya kadar gitmenize de gerek yok. Tek ihtiyacınız olan bir adet internete bağlı bilgisayar. Ve tek yapmanız gereken www.mynet.com adresini girip enter tuşuna basmak. Sonrasında gerçek bir karnavala tanıklık edeceksiniz.

Alexa verilerine göre Nisan 2010 tarihi itibari ile Mynet Türkiye’nin en çok ziyaret edilen siteler litesinde 7 numara. Bu gerçekten etkileyici bir başarı. Buradan yetkilileri ve tüm emeği geçenleri çekmeyi başardıkları trafik nedeniyle kutluyorum ve gerçekten merak ettiğim şu soruyu sormadan da edemiyorum.

Nasıl oluyor da bu kadar kötü bir ana sayfa ile bu kadar trafiği elinizde tutuyorsunuz?

Aşağıdaki ekran kesiti 28 nisan 2010 tarihinde alındı.



Numaralandırılmış alanlar sayfadaki hareketli öğeleri gösteriyor. Bir yandan yazılar akıp giderken bir yandan hareketli animasyonları izliyorsunuz. İnsan kendi web sitesinde değil televizyon karşısında gibi hissediyor. Rengarenk dizaynları ve hareketli bannerları göze ne kadar da hoş geliyor değil mi?

Bence değil.

İnsanların aynı anda odaklanabilecekleri yerler sınırlıdır. Sonsuz dikkat yetenekleri yoktur. Siz sitenizdeki her öğeye dikkat çekmeye çalışırken onların sınırlı zihinsel kaynaklarını, sınırlı dikkatlerini kullanıyorsunuz. Her şeyi ön plana çıkarmaya çalışırken hiçbirini çıkaramıyorsunuz. Bunu yapamadığınız gibi amacı e-maillerini kontrol etmek ya da oyun oynamak gibi ne istediğini bilen ziyaretçileri de bu karnavala maruz bırakıyorsunuz. Her şeyi göstermek isterken hiçbir şeyi tam gösteremiyorsunuz.

Şahsi kanaatim eğer Mynet bu müthiş potansiyel ziyaretçilerini korumak ve arttırmak istiyorsa sayfa tasarımlarına daha fazla özen göstermeli. Siz ziyaretçilerinizi ve onların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmadan sadece banner’lardan aldığınız gelirlere odaklanırsanız bir gün sizin yapmadığınızı yapan bir web sitesi çıkar ve elinizdeki potansiyeli kaybedersiniz.

Aynı sayfa ile ilgili birkaç tespit daha;

• “Mynet’i Anasayfa yap” linki gereksiz bir link. İnsanlar artık bu tip işlemlerini tarayıcıları aracılığıyla yapıyorlar. Sitenize ek olarak “Anasayfa Yap” ya da “Sık Kullanılanlara Ekle” linkleri koymaktan vazgeçin.
• Anasayfanıza Google arama motorunu koymaktan vazgeçin. İnsanlar Google’da arama yapmak isterlerse zaten yaparlar. Siz kendi işinize yoğunlaşın. Site içi arama olanağı sağlayın örneğin. Ya da var olanı geliştirin. Zaten artık hemen hemen her tarayıcıda Google arama kutusu bulunuyor.
• Sol bannerdaki renk cümbüşü kafa karıştırıcı. Kimi linkler mavi kimisi kırmızı. Renkler neye göre ayrılıyor? Unutmayın ki web sitesinde tutarlılık çok önemlidir.
• Aynı linkler hem sol menüde hem yukarıdaki menüde kullanılmış. Pekiştirelim derken kafa karıştırılıyor. Tek linki bir sefer ama ziyaretçilerin kolayca anlayabileceği ve fark edebilecekleri şekilde koymak her yere birer ikişer kez koymaktan daha iyidir.

İyi bir web sitesi hazırlamak için uzman bilgisi yeterli midir?

Keşke evet diyebilseydim.

Belki de yüksek lisansımı yapmadan ve bunca web sitesi üzerinde çalışmadan önce bu soruya evet cevabını verirdim. Şimdi biliyorum ki uzman bilgisi tek başına yetmez.

Araştırmazsanız ziyaretçilerinizi tanıyamazsınız.

Birçok web sitesi üzerinde gerçek ziyaretçilerle testler yaptım. Buna rağmen uzman bilgim tek başına yetmez ve hiçbir zaman yetmeyecektir. Ben ne kadar uzman olduğumu düşünsem de asıl uzman kullanıcılardır ve iyi bir web sitesi için ziyaretçilerinizin sürece dahil edilmesi gerekir. Çünkü uzman bilgime rağmen kendimi çoğu zaman müşterilere “Duruma göre değişir”, “Bunu kullanıcılara sormak lazım” ya da “bunu test etmemiz gerekir” derken buluyorum.

Usability kuralları değişmez/tartışılmaz değildir

Bu başlığı birçok uzman sevmeyecektir. Çünkü insan istiyor ki her şey sabit kalsın; biz her şeyi bilelim ve bunlar hiç değişmesin. Maalesef durum öyle değil. Konunun uzmanlarından Jakob Nielsen’in kuralları olsun, benim bu blogda bahsettiğim kurallar olsun hepsi bir aşamada dünyanın siyah/beyaz olduğunu var sayabiliyor. Ama dünya siyah beyaz değil ve aradaki birçok gri tonu da mevcut.

Usability (Kullanım kolaylığı) sadece kitaplardan öğrenilmez. Gerçek kullanıcıların ne yaptığını görmeniz gerekir.

Birçok genel geçer usability kuralı var ve bunlar çoğu zaman gerçekten çok işe yarıyor. Ama bazen bu kurallar muğlâk kalabiliyor. Uygulaması o kadar da kolay olmuyor ve yoruma açık olabiliyor. Bazen “bu kesinlikle işe yaramaz ve değişmesi gerekiyor” dediğimiz şey bir bakmışsınız ki kullanıcılar için hiç sorun yaratmamış. Ya da “kullanıcılar için çok uygun” dediğiniz bir fonksiyon web sitesi ziyaretçilerinin yarısına zor anlar yaşatabiliyor.

Peki bu usability uzmanlarının aptal olduğu anlamına mı gelir?

Bence değil.

İçeriği ziyaretçileriniz belirler

Örnek verelim;

• Navigasyon menünüzün ziyaretçileriniz tarafından kolay anlaşılır olmasına özen gösterin.
• Ürün detay sayfalarında müşterileriniz için en önemli 4-5 öğeyi sayfanın üst kısmında görünen bir yere koyun.
• Her paragrafı en önemli anahtar kelimeleri en başa gelecek şekilde düzenleyin.

Gerçekten de doğru ve yararlı öneriler. Peki ama “kolay anlaşılır”, “en önemli”, “anahtar kelime” ne demek? Kime göre? Neye göre?

Genel olarak web tasarımcıları ve içerik hazırlayanlar ziyaretçilerinin ne istediklerini bildiklerini sanırlar. Gerçekten kullanıcılara sormadan onlar hakkındaki fikirlerimiz “fikir” olarak kalmaya mahkumdur. Bu uzman “fikri” olsa bile.

Gerçekleri ancak kullanıcı testleriyle bulabilirsiniz

Gerçekten de ziyaretçilerin bir araba reklamda ne görmek istediği, bir bankaya ait web sitesinde önce neyi görmek istediği ve neyi görmezden geldiğini, bir havayolu şirketinden uçak rezervasyon ederken nelere dikkat ettiği ya da bir alışveriş sitesinden kitap alırken neleri görmekten hoşlandığını bir bakışta anlayabilecek kadar şahane uzmanlar olabilir misiniz?

Bu tip sorulara cevap vermek için gerçek kullanıcılarla test yapmak gerekir. Bunu etrafınızdaki arkadaşlarınızla ya da sitenin o kısmına çok da aşina olmayan meslektaşlarınızla deneyebilirsiniz. Müşterilerinizle ya da potansiyel müşterilerinizle konuşabilir, anketler düzenleyebilirsiniz.

Mühim olan siteyi kullanacak olan insanların da fikrini almak, onları sitenizi kullanırken görebilmektir.

İnsanları gerçekler ikna eder, fikirler değil

Kullanıcı testlerinin en büyük avantajı gerçekleri ortaya koymasıdır. Web tasarımcı, web analisti ya da bilgi mimarı olmanız fark etmez. Kullanıcı testleriyle fikirlerinizi savunmanız gerekmez. Çünkü elinizde gerçekler vardır ve gerçekler zaten kendi kendini savunur. İsterseniz log dosyalarınızdan çıkardığınız sayılar olsun, ister kullanıcılar sitenizde işlemlerini gerçekleştirirken çektiğiniz bir video ya da anket sonuçlarınız olsun, size ihtiyacınız olan gerçekleri sunar.

Multivariate Testleri (MVT) nedir?


MVT testleri web sitenizdeki sayfaların değişik versiyonlarını sistematik bir biçimde test ederek hangisinin daha iyi çalıştığını bulmaya yarayan bir metottur.

A/B testleri ile farkı nedir?

Web sitenizde bir sayfanın bir elemanında ya da sayfanın tamamınında değişiklik yapmak istediğinizi varsayalım. A/B testleri kullanarak bu değişikliğin işe yarayıp yaramadığını uygulamaya geçmeden önce görebilirsiniz. Yani kısaca sayfanın A versiyonu ile B versiyonunu karşılaştırabilirsiniz. A/B testlerinin bu noktada dezavantajı aynı anda sadece bir sayfa elemanının test edilebiliyor oluşudur. Sayfada birden fazla elemanı A/B testleri ile karşılaştırmak istediğinizde oluşacak kombinasyonlar A/B/C/D…N şeklinde artacağından istatistiksel olarak bir sonuca ulaşmanız çok fazla trafik ve zaman gerektirecektir.

MVT testleri sayesinde birden fazla sayfa elemanı aynı anda test edilebilir. Böylece gerçekten işe yarayan sayfa elemanın hangisi olduğunu, hangi eleman kombinasyonunun daha verimli olduğu bulunabilir. Aşağıdaki örnekte görüldüğü üzere öncelikle web sitesinde test edilmek istenen kısımlar belirlenir (Başlık, ürün resmi, banner ve benzeri). Daha sonra bu kısımların değişik renk, başlık, yazı gibi kombinasyonları rastlantısal olarak değişik kullanıcılar üzerinde denenerek hangi kombinasyonun en verimli olduğu bulunur.



Hangi sayfa elemanlarını test edebilirim?

MVT testleri ile dilediğiniz tasarım ya da içerik öğelerini test edebilirsiniz. Örnek olarak;
• Sayfanın başlığının büyüklüğü, rengi ve mesajı
• Butonların büyüklüğü, rengi ve üzerindeki mesaj
• Kullanıcı formlarının değişik versiyonları
• Ziyaretçilerin arama motorundan ulaştığı sayfanızdaki (landingpage) içerik, başlık, resim
• Bir kampanya sayfasının dizaynı, fontu ya da kampanya resmi
• Ürün fiyatları, fiyatı göstermek ya da göstermemek
• Bir elemanın sayfaya konması ya da konmaması

MVT testlerinin avantajları nelerdir?

En büyük avantajı istediğiniz kadar elemanı aynı anda test edebiliyor oluşunuzdur. Aynı elemanları A/B/n testleri ile karşılaştırmak çok daha fazla zaman alır. Örneğin 5 site elemanı ve her birinin 4 alternatifi olsun. Bu 1024 muhtemel kombinasyon demek. Bu da A/B..n testinde alfabenin harflerinin dahi yetmemesi yani testlerin çok uzun sürmesi anlamına gelir. MVT testleri ile aynı eleman ve alternatifler 16 sayfa kombinasyonu kullanılarak test edilebilir. Taguchi metodu denilen bir yöntem kullanarak bu şekilde daha az trafik ve zaman kullanarak sonuca ulaşılabiliyor.

Tabii ki bu tip büyük çaplı testleri hazırlamak zaman alıyor. Test edeceğiniz öğelerin alternatiflerini yaratmanız ve uygulamanız gerekiyor. Ama bir kez yapılığında ilerisi için emeğinize değecek sonuçlar almanız kuvvetle muhtemel. Uzun bir sürece yayılmış MVT testi kısa süreli A/B testlerine nazaran sezon etkilerini ortadan kaldırmakta da daha başarılı.

Bir başka makalede hem A/B hem MVT testlerini bir örnekle açıklayacağım. Sizin de paylaşmak istediğiniz tecrübeleriniz ya da sorularınız varsa yorum kutumuz aşağıda. Amacım bu bloğu interaktif bir hale getirmek.

A/B Testi Nedir?


Web sitenizi optimize etmek, ziyaretçilerinizin gerçekleştirmesini istediğiniz işlemleri (sitenizden bir şey satın almak, bültene abone olmak ya da sitenize kayıt olmak gibi) daha yüksek oranda gerçekleştirmelerini sağlamak (uluslar arası adıyla conversion’ı arttırmak) istiyorsanız A/B testleri sizin için iyi bir fikir olabilir. Örnek olarak Amazon ve Google gibi devlerin bu tip testleri sürekli olarak gerçekleştirdiklerini biliyoruz. Sitelerinde yapmak istedikleri değişiklikleri önce ziyaretçilerinin bir kısmıyla test edip sitenin performansını arttırdığından emin olduktan sonra uygulamaya sokuyorlar. Bu tip şirketler A/B ve MVT testlerini şirket politikalarının bir parçası yaptıklarından sürekli devam eden bir değişim ve gelişimi sağlamaktalar (biz fark etsek de fark etmesek de).

Günümüzde trend iki yılda bir sil baştan yepyeni bir site dizaynı etmek değil bu tip testlerle siteyi adım adım ama ayakları yere sağlam basarak geliştirmek. Çünkü A/B ya da MVT testleri gibi istatistiki metotlar kullandığınızda neyin daha iyi işlediğini, neyin aslında sitenizi iyileştirmekten ziyade daha da kötü yaptığını bilimsel verilerle görebiliyorsunuz.

Web sitenizde bir değişiklik yapmak istiyorsanız iki kere düşünün. Çünkü A/B ve MVT testlerinde görülüyor ki yapılacak değişikliklerin;

• 1/3’ü hiçbir işe yaramıyor
• 1/3’ü sitenin performansını arttırmak yerine azaltıyor
• Ve sadece 1/3’ü sitenizi daha verimli yapıyor

İşte tam da bu yüzden sitenizde bir değişiklik yapmadan önce test etmek çok önemli.


Konumuza geri dönelim. A/B testleri ile bir sayfanın iki (ya da daha fazla) değişik versiyonu test edilir. İki değişik tasarımdan hangisinin daha başarılı olduğu ya da bir sayfa elemanın hangi versiyonunun daha verimli olduğu A/B testleri kullanılarak belirlenebilir. Bir sayfa elemanı diyorum çünkü birden fazla sayfa elemanını aynı anda test etmeye Multivariate (MVT) testleri diyoruz. MVT testlerini hakkında daha geniş bilgiyi ilgili makalede okuyabilirsiniz.

Öte yandan sitenizin ihtiyaçlarına göre aynı sayfanın ya da aynı sayfa elemanının ikiden fazla versiyonunu test etmek isteyebilirsiniz. Böyle testlere A/B/n testi diyoruz. Yani isteğinize göre her harf bir sayfa versiyonu olmak üzere A/B/C/D .. testlerini uygulayabilirsiniz.

A/B testleri sayesinde iki sayfa şablonu arasından hangisinin daha verimli olduğunu bulabilirsiniz. Menü’nun, banner’ların, resimlerin ve diğer öğelerin yerlerini değiştirerek hangi şablonun sitenizin amaçlarına daha iyi hizmet ettiğini, daha verimli çalıştığını kolaylıkla görebilirsiniz. Yeni bir sayfa düzenine geçmeden önce yapılacak değişikliklerin gerçekten işe yarayıp yaramayacağı anlayabilirsiniz. Testler istatistiksel kesinlikte olacağından hangi tasarımın daha verimli olacağına objektif verilerle karar verilebilir.



Kısaca: Yukarıdaki örnekteki gibi aynı sayfanın elemanlarının yerleri ve/veya içeriklerini değiştirerek oluşturduğunuz varyasyonlardan hangisinin daha iyi performans gösterdiğini bulmanızı sağlar.

A/B testing diğer test metotlarıyla karşılaştırıldığında en basit ve en çabuk sonuç alınan testlerdir. Eğer siteniz çok yoğun trafik alan bir site değilse, bu test sizin için en uygun seçim olabilir. Test edilen varyasyonların sayısı arttıkça gereken trafik ve süre de o ölçüde artar.

A/B testleri yapmanızı sağlayacak birçok ücretli ve ücretsiz araç mevcut. Google Website Optimizer ücretsiz araçlara; Omniture Test&Target ise ücretli araçlara örnek olarak verilebilir. Sitenizin trafiği ve testinizin içeriğine göre amaçlarınıza uygun bir araç seçmek için yeterince opsiyonunuz var.

4/28/2010

Sayfa başlıklarınız (page title) açık ve anlaşılır olsun

Sayfa başlığı nedir?

• Sayfanızın ismidir.
• Aşağıdaki şekilde sayfanızın kaynak koduna eklenir



Sayfa başlıkları nerelerde karşımıza çıkar?

• Google arama sonuçları sayfasında
• Tarayıcınızın status bar’ında
• Sık kullanınanlarda





Neden önemlidir?

• Google! Hem sonuç sayfasında kullanıcıların sizin linkinize tıklamasına yardımcı olur hem de Google’da daha üst sıralarda çıkmanızı sağlar

Ne yapmalı?

• Bilgilendirici başlıklar kullanın. Gereksiz laf kalabalığından kaçının
• Anahtar kelimeleri başlıkta kullanın. Kullandığınız başlık sayfanın içeriğiyle örtüşsün
• Kısa tutun. Maksimum 65 karakter kullanın
• Google’da hangi kelimelerin aratıldığını araştırın. Sadece kendi kullandığınız kelimeler için Google’da yukarılarda yer almak egonuzu tatmin eder ama ziyaretçi getirmez.
• Kime hitap ettiğinizi iyi düşünün. “Dizüstü bilgisayar: En yeni modellerin karşılaştırmaları” ile “Dizüstü bilgisayar: En düşük fiyatlar” farklı kitlelere hitap eder.
• Şirketinizin ismini sayfa başlığında kullanmayı unutmayın.
• Şirket ismi ve başlığın kalanı arasına “|” ya da “-”gibi bir işaret koyun.
• Mümkün olduğu kadar her sayfa için o sayfaya özel başlık kullanın

İyi Örnek



Kötü Örnek




Eğer sizin de konuyla ilgili gözlemleriniz ya da tavsiyeleriniz varsa burada paylaşabilirsiniz.

Ziyaretçilerinizin dilini konuşun

Son zamanlarda “Content is king” yani “içerik kraldır” lafı daha sık telaffuz ediliyor. Web sitesi tasarımında ne kadar başarılı olursanız olun orijinal, aranılan ve merak uyandıran içeriğiniz yoksa kaybetmeye mahkûmsunuz.

İçerik her ne kadar kral da olsa halkını (yani web sitenizin ziyaretçilerini) memnun etmek zorunda. Çünkü bizim topraklardaki tabiriyle “müşteri her zaman haklıdır”.

Eğer onların kullandığı kelimeleri kullanmazsanız;

• Sizi nasıl bulacaklar?
• Bulsalar dahi sizi nasıl anlayacaklar?

Onların kullandıkları kelimeleri bildiğinizi “varsaymayın”, öğrenin!

• Google Arama Trendleri hizmetini ya da arama motorları için anahtar kelime bulma araçlarını kullanın
• Web sitenizin loglarına bakın. Site içi aramada hangi kelimeleri kullandıklarını öğrenin
• Kullanıcılarınıza sorun. Telefon, focus group, e-mail vb. yollarla hangi kelimeleri kullandıklarını öğrenebilirsiniz

Örneğin Sirketce.com sitesi “Espresso Makinası” sorgusu aratıldığında ilk sayfada çıkarken “Espresso Makinesi” sorgusuyla arama yaptığımızda ortalarda gözükmüyor.



Çünkü şirket kullanıcıların “Makinesi” kelimesini “Makinası” kelimesinden daha fazla kullandığının farkında değil. Dolayısıyla kendilerine Google aracılığıyla ulaşabilecek potansiyel müşterileri kaçırıyorlar. Eğer Google’ın sunduğu Arama Trendleri aracından faydalansalar kullanıcıların hangi kelimelerle arama yaptıklarını görebilirlerdi;

Anlamlı linkler vs. Anlamsız linkler

Yıllardır usability uzmanları linklerin bir anlamı olması gerektiğini söylüyorlar. Anlamlı linkler kullanıcıların sitenizi daha iyi taramasını sağlar, tıklamayı teşvik eder ve sitenizin amaçları doğrultusunda hareket etmelerini sağlar (başka bir deyişle conversion ratio’yu artırır).

İnternet ortamında bir kelimede ya da cümlede değişik bir renk kullanılmışsa ve altı çizilmişse link olarak algılanır. Linkler göz için dikkat çeken, önemli noktalardır. İnsan beyni bu noktaları “buraya tıkla” ya da “daha fazla oku” şeklinde kayıt ettiğinde linklerin anlamı ve önemi azalır. Öte yandan linklere isim verirken “Kullanım kolaylığı uzman raporu (Usability expert review) nedir?” ya da “Description Tag: Nedir ve neden çok önemlidir?” gibi anlamlı cümleler kullanılırsa beynimiz linkleri hafızaya alırken faydalı bir bilgi ile birlikte kaydeder. Web sitesi ziyaretçileri linke tıkladıklarında ne ile karşılaşacaklarına dair fikir sahibi olurlar.

Google da bu konuya önem veriyor

Google bir sayfayı indexlerken sadece sayfadaki kelimelere değil, linklere de bakar. Bu nedenle “Kullanım kolaylığı uzman raporu (Usability expert review) nedir?” şeklinde bir link sayfanızın “kullanım kolaylığı, uzman raporu” gibi arama motoru sorgularında daha yükseklerde sıralanmasını sağlar. “Buraya tıklayın” şeklinde bir link bu konuda pek yardımcı olamayacaktır.

Görme engelliler

Görme engelliler de bir web sitesini ziyaret ederlerken bir linkten diğerine atlarlar. Gözleriyle olmasa bile kullandıkları yazılımla linkleri takip ederler. Bu sebepten linklerinizin anlamlı olması onlara da çok yardımcı olacaktır.

İpuçları

• “Burayı tıklayın” ve “daha fazla” gibi linklerden kaçının
• Linkin kullanıcıyı götüreceği sayfa hakkında olabildiğince açık olmasına çalışın. Kullanıcı ne beklemesi gerektiğini bilebilsin
• Başlıkları tıklanabilir yapın ki “Devamını oku” gibi linklere ihtiyaç kalmasın
• En önemli kelimeyi başa koyun. Bu kullanıcıların sayfayı ve linklerinizi taramalarını kolaylaştıracaktır.

Örnekler

Aşağıdaki ekran kesitinde bunca laf kalabalığı yerine sadece "Üye Ol" demek yeterli.



Aşağıdaki örnekteki gibi "Devamını Oku" linki koymak yerine yazıları ve başlığı tıklanabilir yapmak bizi bu gereksiz linkten kurtarır.

Kullanım kolaylığı uzman raporu (Usability expert review) nedir?

Web sitelerini optimize etmek, kullanım kolaylığını arttırmak (user-friendly) için değişik yöntemler mevcut. Bunlardan biri benim de birçok site için yaptığım ve hala yapmakta olduğum “uzman raporu”. Dünyanın birçok ülkesinde yıllardır uygulanıyor olmasına rağmen bizim için yeni bir kavram. Bu yazıda kısaca kullanım kolaylığı uzman raporunun (usability expert review) ne olduğunu anlatacağım.

Uzman raporunun amacı bir web sitesi için önemli olan bütün Usability gereklilikleri hakkında öneriler sunmaktır. Genel anlamda bu gereklilikler aşağıdaki ana başlıklarda incelenir;

• Etkili (Effectiveness)
• Verimli (Efficient)
• Ziyaretçi memnuniyeti (satisfaction)

Bu önerilerin amacı web sitesinin mevcut durumu hakkında iç görü kazanmanızı sağlamak ve somut geliştirmeler yapmanıza yardımcı olmaktır. Her web sitesinin kendine ait amaçları ve özellikleri vardır. Uzman Raporu hazırlanırken bu amaçlar ve özellikler göz önünde bulundurulur. Bu sebepten bir rapordaki önerileri her zaman diğer web sitelerine direk olarak uygulamak istenen sonucu vermeyebilir.

Uzman raporunda kullanım kolaylığı mühendisi (Usability Engineer) web sitenizi muhtelif bakış açılarından analiz eder. Psikoloji, bilişsel bilim (Cognitive Science) ve algılama (Perception) bilgisine ve deneyimine dayanarak web sitenizdeki muhtemel sorunları bulur ve bunları düzeltecek somut değişiklik önerileri geliştirir. Ayrıca problemleri öncelik sırasına koyarak sorunun boyutunun daha iyi anlaşılmasını sağlar ve hangilerinin daha acil çözülmesi gerektiğini belirtir.

Raporun hazırlanması web sitesinin sahibi ve site üzerinde söz sahibi kişilerle sitelerinden ne bekledikleri, sitedeki en önemli amaçlarının neler olduğu hakkında konuşarak başlar. Site sahibinin ne düşündüğü ve ne istediğini öğrenmek amaçlarını gerçekleştirmelerinde yardımcı olmak için çok önemlidir. Daha sonra raporun derinliğine gore (1, 3 ya da 5 günlük bir çalışma olabilir) Usability Engineer siteyi incelemeye başlar.

Ben kendi hazırladığım 5 günlük raporlarda aşağıdaki gibi bir içerik kullanıyorum.

Hızlı etkili ve az emek isteyen değişiklikler (Quick Wins)

• Değişiklik yaratacak aksiyon önerileri
• Sitedeki etiketlere (label) dair öneriler
• Banner optimizasyonu
• Sayfanın taranabilirliğine (scannability) dair öneriler
• Sayfa düzeni (layout)
• İçerik (Web writing hakkında öneriler)

Sayfa Akışı ve Navigasyon

• Temel Öğeler
• Akış: Navigasyon yapısı
• Ziyaretçinin site ile etkileşimi (sipariş verme, site içi arama, rezervasyon yapma)

Mock up’lar

• Sitedeki geliştirme önerileri hakkında prototipler

Yapılacak önerileri daha anlaşılır kılmak için 9 ana başlığa ayrıyorum;

• Ana Sayfa
• Görev Oryantasyonu ve Site İşlevselliği
• Navigasyon ve Bilgi Mimarisi
• Formlar ve Data Girişi
• Güvenilebilirlik ve Kredibilite
• Yazım ve İçerik Kalitesi
• Sayfa Düzeni ve Görsel Dizayn
• Site İçi Arama
• Yardım, Geribildirim ve Hata Toleransı

Ayrıca web sitenizi geliştirmeye nerden başlamanız gerektiği sorusuna yardımcı olmak amacıyla sorunlar öncelik sırasına göre;

• Yüksek
• Orta
• Düşük

Olmak üzere üçe ayrılıyor. Rapor hazırlanırken site sahibinin sorunları en kolay biçimde anlayabilmesi için birçok ekran kesiti (screen shot) kullanılır. Mümkünse çıkan sonuçlar bir toplantı düzenlenerek site üzerindeki söz sahibi kişilerle paylaşılır.

4/27/2010

Başlıkları büyük harfle yazmak iyi midir?
Cevap: DEĞİLDİR



SANIRIM ARTIK ÇOĞUMUZ BİLİYOR. BÜYÜK HARFLE YAZMAK OKUMAYI ZORLAŞTIRIR.
Araştırmalar gösteriyor ki sadece büyük harflerden oluşan yazıları okumak rahatsız edici ve daha fazla zaman alıyor. Artık hemen hemen hiç kimse şu an okuduğunuz gibi bir yazıyı büyük harfle yazmıyor.


PEKİ O ZAMAN NEDEN BAŞLIKLARI BÜYÜK HARFLE YAZILMAYA DEVAM EDİLİYOR?

Bu konu benim için gizemini korumakta. Gerçekten web sitelerini hazırlayanlar insanların yazıları ve başlıkları farklı şekilde okuduklarını mı düşünüyorlar? İnsanlar sadece büyük harfle yazılan yazıları okurken zorlanırken iş başlıklara gelince bu sorun olmuyor mu?
O zaman bir son dakika haberi verelim: Durum hiç de öyle değil. Sadece büyük harflerden oluşan başlıkları okumak da insanlar için son derece zor.


Ya Navigasyon?

Bu da gizemini koruyan başka bir konu. NEDEN normal TEKSTE okumayı ZORLAŞTIRIYORSA navigasyonda KULLANMAK sorun OLMASIN? Kelimeleri VE cümleleri DEĞİŞİK şekilde Mİ okuyoruz? PEK de DEĞİL. BÜYÜK harfli KELİMELERİ okumanın NE kadar SİNİR bozucu OLDUĞUNU siz DE fark ettiniz Mİ?
O zaman SADECE büyük HARF kullanmayı BIRAKIN.


Dikkat dikkat: Sadece küçük harf kullanmak da okumayı zorlaştırır.

hep yenilik peşinde koşan tasarımcılarımız sayesinde son yıllarda sadece küçük harflerden oluşan menülere rastlamaktayız. sanırım bunu yapanlar daha etkili olduğunu düşünüyorlar. cevap: hayır. belki görsel olarak kimilerine daha güzel gelebilir ama web kullanıcıları için sadece küçük harflerden oluşan yazıları okumak ve göz gezdirmek çok daha zordur. kelimenin büyük harfle başlaması ya yeni bir cümlenin başladığı ya da kelimenin özel bir isim olduğu anlamına gelir. iki durumda da fark edilmesi gereken bir durum vardır ve büyük harf bu durumun fark edilmesine yardım eder. bu da yazıları okumamızı kolaylaştırır (muhtemelen bu paragrafı okumanın da ne kadar sinir bozucu olduğunu fark etmişsinizdir). navigasyon menünüzün her öğesinin büyük harfle başlaması ziyaretçilerinizin menüyü gözden geçirmelerini kolaylaştırır ve daha çabuk anlamalarını sağlar. ve bu bana kalırsa birçok web sitesi için estetikten daha önemlidir.


Bugün ne öğrendik?

1. Başlıklarda sadece büyük harf kullanmaktan kaçının.
2. Navigasyon menüsünündeki kelimelerin ilk harfleri büyük harf olsun.
3. Maceradan kaçının. Normalde nasıl yazıyorsanız web için de öyle yazın.
 
Web Analytics
Reviewed by Levent Altunyurt on 2013-02-03
Rating: 5